Neden şeker fabrikaları vatandır?

Neden şeker fabrikaları vatandır? Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, CHP olarak, Şeker Fabrikalarına verilen önemi ve fabrikalar için verilen büyük mücadelenin anlamını değerlendirdi.

Neden şeker fabrikaları vatandır?
Bu içerik 377 kez okundu.

Neden şeker fabrikaları vatandır? Gaytancıoğlu değerlendirmesinde şu açıklamada bulundu: "CUMHURİYET HALK PARTİSİNE GÖRE, NEDEN ŞEKER FABRİKALARI VATANDIR. Cumhuriyet Halk Partisine göre ŞEKER VATANDIR, SATILMAZ, ama 16 yıldır Türkiye’yi yöneten Adalet ve Kalkınma Partisine göre fabrikalar zarar ediyor, satalım gitsin. Neden ŞEKER FABRİKALARI VATANDIR, SATILMAMALI, neden bu fabrikalara gözümüz gibi bakmalıyız.

Yıl 1923, Kurtuluş Savaşı bitmiş, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, savaşın acılarını çok iyi bildiği için hemen bir kalkınma hamlesine başlıyor. İlk iş, Osmanlının deneyip de yapamadığı şeker fabrikalarını kurarak, kalkınma hamlesini gerçekleştirmek. Devletin kör kuruşa muhtaç olduğu o yıllarda halkımız da yardımcı oluyor, yumurta bağışlıyor, tavuğunu bağışlıyor, arazisini bağışlıyor, bu fabrikalar öyle yapılıyor. Bu fabrikaları şimdi satmaya kalkanlar, hiç şeker fabrikası kurmadıkları için bunu anlayamazlar, imecenin ne olduğunu bilemezler.

Şeker fabrikalarını kim kurmuş? Türkiye Cumhuriyetini yöneten neredeyse herkes şeker fabrikası kurmuş. Atatürk kurmuş, İnönü kurmuş, Menderes kurmuş, Demirel kurmuş, Ecevit kurmuş, Erbakan kurmuş, Özal kurmuş. KİM SATIYOR, 16 yıllık iktidarlarında bir tane bile şeker fabrikası kurmamış AKP iktidarı ve onun genel başkanı satıyor.

PEKİYİ, şekerpancarı, şeker fabrikaları Türkiye için neden önemli, neden fabrikalar birer kaledir, biz neden şeker fabrikaları vatandır diyoruz.

Bu coğrafya herkese nasip olmayan bir ürünü yani ŞEKERPANCARINI bize vermiş. Dünya’da şekerpancarı üretiminde Türkiye beşinci sırada. Şekerpancarı üretimi Türkiye’nin yüz akı. Şeker fabrikaları bölgelerinde Cumhuriyet’in kültür devrimlerinin gelişmesine katkı sağlamış, Fabrikalarda okuma yazma kursları, tiyatro, sinema, bale gösterileri düzenlenmiştir.

Türkiye’de üretimi planlı yapılan tek ürün şekerpancarıdır.

Şekerpancarı vasıfsız işgücüne (çapacı-toplayıcı vb.) istihdam yaratmaktadır. Bu haliyle işsizlik sorununa da katkı sağladığı, köyden kente göçü önlediği söylenebilir.

Şekerpancarı işlenip içindeki şeker alındıktan sonra kalan posası değerli bir hayvan yemidir. Türkiye hayvancılığının bugün içindeki durumu gördüğümüzde, önemi daha iyi anlaşılır.

Üretilen pancar; taşımacılık ve birçok sanayinin gelişmesine, önemli katkılar sağlamaktadır.

Şeker pancarı, bir ormana kıyasla 3 kat daha fazla oksijen yarattığından, tüm canlılar için hayati önem arz eden bir oksijen kaynağı olmakta, kendinden sonra ekilecek ürünlerde verim artışı sağlamakta, alternatiflerine göre daha fazla istihdam olanağı yaratmaktadır.

Bu yararlara baktığımızda Devletin elindeki bazı şeker fabrikalarının sosyal amaçlı kurulduğu, yani zarar edebileceği, bazılarının da karlı olabileceği, iyi bir işletmecilikle zarar etmeden düşük karlılık ile “kamu hizmetinin” öncelikli olarak yapılması gerektiği anlaşılır. Nitekim Devlete ait 25 şeker fabrikasının kuruluş yerleri dikkate alınırsa bulundukları il ve ilçelere ciddi sosyal ve ekonomik katkılar yaptığı anlaşılır.

Neden Şeker Fabrikaları Özelleştirilmek İsteniyor?

Sorun çok açık ve net olarak BİLGİSİZLİK ve CUMHURİYETİ ANLAYAMAMAKTIR.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan gitmeyen, Cumhuriyetin kuruluş ayarlarıyla oynayan, rant uğruna her kazanımı paraya çevirmek isteyen kendi çıkarları için halkının sağlığını bile düşünmeyen iktidar, şeker fabrikalarını satıp paraya çevrilebilecek bir mal olarak görmektedir. Bu iktidar, fabrikaları satmak isterken, fabrikalar kurulurken ne çilelerin çekildiğini, nasıl imece yapıldığını, köy, ilçe ve şehirlerin fabrikalar çalıştıkça nasıl geliştiğini anlayamazlar. Çünkü Kurtuluş Savaşını ve Cumhuriyeti anlayamayan zihniyet, şeker fabrikalarını da anlayamaz.

Kendilerine YERLİ ve MİLLİ, diyenler, bilmezler mi, TEKEL özelleştirildi, Türkiye TÜTÜN ve SİGARA ithal ediyor, Et Balık özelleştirildi, TÜRKİYE CANLI HAYVAN ve KIRMIZI ET ithal ediyor, Devlete ait YEM Sanayii A.Ş özelleştirildi, Türkiye SAMANA MUHTAÇ kaldı. Demek ki ÖZELLEŞTİRME bir çözüm değil.

Bilgisizler ve anlayamıyorlar. Enflasyonu arttıran unsurlardan biri de gıda fiyatlarıdır diyen bir AKP hükümeti var. “Dünya’da şeker fiyatları 250-300 $, Türkiye’de şekerin maliyeti 700 $’ a denk geliyor”, diyen bir NBŞ lobisi tarafından kuşatılmış olan bu AKP hükümeti 700 $’lık şekerin aslında daha ucuz olduğunu, Türkiye ekonomisine ciddi katma değer yarattığını anlayamaz. Anlasa da anlamak istemez.

Şekerdeki stok fazlalığı gerekçe gösterilerek şeker pancarı üretimine kota getirilirken, diğer taraftan kendine yeterliliği halen sağlayamadığımız hatta ithalatçı olduğumuz mısırı hammadde olarak kullanan nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimine geniş olanaklar sunuldu. Bu NBŞ lobisi amacına ulaşırsa Türkiye’de şekerpancarı üretimi yerine GDO’lu mısır ithalatı yapılacak ve bir başka küresel dev olan “MONSANTO, BAYER” gibi tohum firmaları kazanacak.

Bu NBŞ lobisi amacına ulaşırsa AB ülkelerinde ortalama % 1.5, Türkiye’de şimdilik göstermelik olarak% 5’e düşürülen ancak denetimi yapılamayan NBŞ kotası daha yukarılara çıkacak (belki de sınırsız olacak) ve bir başka küresel dev olan CARGILL kazanacak.

Bu NBŞ lobisi kazanırsa Türk insanı, obezite, şeker hastalığı ve kanser gibi birçok hastalıkla mücadele edecek ve yine küresel ilaç firmaları kazanacak. Şekerpancarının işlenmesiyle elde edilen “ŞEKER” dünyadaki en sağlıklı şekerdir. KÜRESEL GIDA EMPERYALİZMİ ile son yıllarda adından sıkça söz edilen Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) ve Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) sağlığa zararlı olduğu tespit edilmiş ürünlerdir. Türkiye’nin tercihi NBŞ olamaz.

Şeker Fabrikaları Zarar Etmiyor, Zarar Ettiriliyor

1980’lerin başında “Devlete ait işletmeler zarar ediyor, kamu küçülmeli, Devlet bez mi satar, Devlet süt mü satar, Devlet ekonomiden elini çekmeli” gibi kavramlar üzerinden siyaset yapılıyordu. Tüm bu söylemler yapılarak, Et Balık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu, Yem Sanayi A.Ş, TEKEL, gibi piyasa düzenleyici tarımsal KİT’ler ve TZDK gibi tarıma girdi sağlayan KİT’ler özelleştirildi. Ayrıca tohumluk ve damızlık ıslah çalışmaları yapan Devlete ait çiftlikler, araştırma enstitüleri sırf arazileri para eder mantığı ile özel sektöre peşkeş çekildi.

Tarım piyasalarını düzenleyen hiçbir KİT bugün için yeterince görevini yapmıyor. Var olan Toprak Mahsulleri Ofisi, ÇAYKUR gibi kurumlarda piyasa düzenleme görevini yapamaz hale getirilmiştir. Objektif bakarsak, Devletin elinde sadece ŞEKER FABRİKALARI kalmıştır.

AKP iktidarı aynı mantıkla şimdi şeker fabrikalarına gözünü dikmiştir. Bu mantık “Şeker fabrikaları zarar ediyor, özelleşince üretim artacak, karlılık artacak, istihdam artacak”. BU TAMAMEN YALANDIR. Ayrıca CARGILL gibi bir küresel sermayenin AKP ile pazarlıklar yaptığını çok iyi biliyoruz. Kısacası aşağıdaki maddelerden de anlaşılacağı gibi, şeker fabrikalarının satılması için AKP ciddi bir zemini kendisi hazırlamıştır.

1.Şekerpancarı üretimi kasıtlı olarak engellenmiştir. AKP, şekerpancarı üretimini desteklememiştir. Ülkemizdeki şeker fabrikalarını kapattıracak ve bir sanayi kolunu çökertecek kadar sıkıntı yaratan bir ürün olan şeker pancarı, hala havza bazlı destekleme modelinde desteklenecek ürünler içerisinde yer almamaktadır.

Ayrıca şekerpancarından şeker üretimine yönelik üretici gelirini arttırmaya yönelik özel bir destekleme yoktur. Örneğin 2017 için şekerpancarı alım fiyatı 2016’daki fiyatlarla uygulanmıştır.

  1. Nişasta Bazlı Şeker’in önü açılsın diye şekerpancarı üretimine kota konmuştur. IMF anlaşmalarıyla 2001’de şekerpancarına konulan kotalar, IMF anlaşmalarının bitmesine rağmen AKP tarafından kaldırılmamıştır. Üretime konulan kotalar üretimi engellenmiştir. 2002’de % 10 olarak belirlenen NBŞ kotası Bakanlar Kurulu Kararı ile %50 arttırılarak sürekli % 15 olarak uygulanmıştır. CHP, sahaya indiği için NBŞ kotası % 5’e çekilmiştir. Ancak, son 2 yıldır ŞEKER KURUMUNUN denetim yapmaması ile % 30’ların üzerine çıktığı tahmin edilmektedir.
  2. Şeker fabrikaları zarar etmemiş, ettirilmiştir. Bazıları Cumhuriyet döneminin başında, bazıları 1930’lar, 40’lar, 50’ler, 60’lar da kurulan ve son fabrikaların 1990’larda yapıldığı düşünülürse, modernize edilmeleri gerekmekteyken AKP bilerek bu fabrikaları modernize etmemiş, teknolojilerini yenilememiştir.

4.Bazı şeker fabrikaları kasıtlı olarak çalıştırılmamıştır. Alpullu, Ağrı, Çarşamba ve Susurluk şeker fabrikaları bölgelerinde şekerpancarı tarımı yapılmasına rağmen 2012-1016 yılları arasında çalıştırılmamıştır.

Bu fabrikalar hiç şeker üretmeden bakım masrafları, personel masrafları yapmışlardır. Ayrıca toplanan pancar başka fabrikalara nakledildiği için maliyetler yükselmiştir.

Bu fabrikalar için çiftçimizin yeterli miktarda şeker pancarı üretmediği/ürettirilmediği sonucuna kolaylıkla ulaşılabilir. Buradan da şeker fabrikalarının zarar etmesinin kökeninde tarım politikalarındaki yetersizlikler net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Önce insan mantığını her fırsatta tüm politikalarına yansıtmış olan CHP, Türkiye’nin şeker ihtiyacını ekonomiye katma değer sağladığı ve istihdam yarattığı, hayvansal üretime ciddi olarak kaynak sağladığı, halkının sağlığını ön planda tuttuğu için ŞEKERPANCARI’ndan sağlamalıdır görüşünü her platformda dile getirecek ve ŞEKER FABRİKALARININ PEŞKEŞ çekilmemesi için direnme hakkını kullanacaktır.

CHP iktidarında NBŞ kotası AB ülkeleri seviyesine çekilecek, şeker fabrikaları modernize edilecek ve halkın şeker ihtiyacı tamamen şekerpancarından karşılanacaktır.

CHP İKTİDARINDA NASIL BİR ŞEKERPANCARI POLİTİKASI OLACAK

  1. Şekerpancarı dahil, tüm ürünlerin fiyatlarını 1 yıl önceden açıklanacak. Yani şekerpancarı sökülürken, fabrikaya girmeden önce gelecek yılın şekerpancarı fiyatını açıklanacak.
  2. ŞEKER piyasalarını mutlaka Devlet kontrol edecek. Şeker tüketimi, AB ülkelerinde olduğu gibi tamamen şekerpancarından gerçekleştirecek.
  3. AKP, yıllardır yasa ile çiftçinin hakkı olan destekleme bütçesinin yarısını vermedi. CHP iktidarında destekler tam 2 katına çıkacak. Yat sahibi kaç liradan mazot alıyorsa çiftçi de o fiyattan mazot alacak.
  4. Çiftçimizin borçları AKP sayesinde 1 milyar liradan 95 milyar liraya çıktı. Çiftçinin tarlası ipotekli, bahçedeki traktörü, ahırdaki inekleri hep bankanın, bu konu, CHP iktidarında sorun olmaktan çıkacak. Çiftçi borçlarının faizini tamamen sileceğim. Anaparayı da ödenebilir hale getirilecek.
  5. TÜRKŞEKER, TMO, Et ve Süt Kurumu gibi kurumlar yeniden devrede olacak. Hiçbir kuruma siyaset sokulmadığı için bu kurumlar hizmet üretecekler. Şeker fabrikaları çalıştıkça küspe üretecek, melas üretecek, hayvanlarımızı ithal yemle beslemek zorunda kalmayacağız.
  6. ŞEKERPANCARI, CHP iktidarında Türkiye ekonomisine daha fazla katkı sağlayacak. Fabrikalar modernize edilecek, şekerpancarı üretim kotası kaldırılacak. Türkiye’nin bütün şeker ihtiyacını eli nasırlı çiftçiler karşılayacak. Çiftçimiz ÜRETECEK ve kazanacak.

CHP olarak Türkiye tarımını günübirlik politikalarla yönetmeyeceğiz. Kırsalı boşaltarak köyleri ıssızlaştıran, çiftçisi borç batağında yüzüp, tarlasını, traktörünü icra yoluyla satarken yılda 9-10 milyar $’lık tarım ürünü ithal eden duruma gelmiş, ekilip dikilmeyen 50 milyon dönüm arazisi olan bir Türkiye’yi yeniden ÜRETİCİ bir ülke haline getireceğiz.

Kısacası CHP İKTİDARINDA KÖYLÜYÜ YENİDEN MİLLETİN EFENDİSİ YAPACAĞIZ.

şeker fabrikaları alpullu şeker fabrikası Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO)
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
porno rokettube porno indir ucretsiz Porno sikiş videoları pormo
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya'nın İlk Termal Tesisi!
Trakya'nın İlk Termal Tesisi!
Volkan Konak Kırklareli'ne geliyor!
Volkan Konak Kırklareli'ne geliyor!