Deniz Gezmiş'in Parkası
Mustafa Solak

Deniz Gezmiş'in Parkası

Bu içerik 533 kez okundu.

 Önce Rıdvan Dilmen “Recep Tayyip Erdoğan, parkasız Deniz Gezmiş'tir” dedi. Hükümet yanlısı gazeteciler de kendileri ile Deniz Gezmiş arasında “Tam Bağımsız Türkiye” sloganını atmaları yönünden benzerlik kuruyorlar. Kemalistlerimiz, Sosyalistlerimiz, bölücülerimiz zaten Deniz Gezmişlerin mirasını sahipleniyorlar. Hükümet yanlısı gazetecilere “siz kim Deniz Gezmiş olmak kim!” diye kızıyorlar ama bazılarının Deniz Gezmiş algısı siyasi bağımsızlıktan ibaret.

           Herkese hatırlatayım ki Deniz Gezmiş “Tam Bağımsız Türkiye” derken sadece emperyalizmden emir almamak anlamında siyasi bağımsızlığı kastetmiyordu. “Tam Bağımsızlık” derken başka bağımsızlık kasıtları  ve değerleri de vardı. Ekonomik, kültürel, Atatürk ilkelerine sahip çıkmak gibi. Şimdi bunları açıklayalım ve Cumhurbaşkanına, Hükümete, Hükümeti destekleyen gazetecilere, Denizlerin mirasını sahiplenenlere soralım:

Ekonomik bağımsızlık: Deniz Gezmiş devletin fabrikalarının satılmasına karşıydı. Özelleştirilen kurumları kamulaştıracak mısınız?
Kültürel-eğitsel bağımsızlık: AB, ABD ile bağımlılık ilişkisine sokan antlaşmaları iptal edecek misiniz?

Örneğin eğitimi ABD’ denetimine sokan “Türkiye Cumhuriyeti ile ABD arasında 27 Şubat 1946’da imzalanan anlaşma gereğince temin edilen paraların kullanılmasına dair” Antlaşma yürürlüktedir. Bu antlaşma gereği kurulan Eğitim Komisyonu’nun başkanı ABDlidir. Bu antlaşmayı iptal edecek miyiz? (Antlaşmaya dair bilgiyi Ocak’ta çıkacak eğitim kitabımda bulabilirsiniz.)

1967 yılında öğrenci yurtlarına alınacak öğrencilerin Kredi Yurtlar Kurumu tarafından belirlendiği listede 14 özel yüksek okul öğrencisi bulununca bu öğrencilerinin yurtlara alınmaması için derslere girmeme kararı alındı ve boykot Anadolu’ya da yayıldı. Yurtlar afişle, kireçle “Özel Okullar bir gün devletleştirilecektir”, “ Yurtlar Devletleştirilmelidir” cümleleri yazıldı.

İstanbul'daki öğrenci örgütleri, henüz yeni açılmakta olan özel okulları protesto etmek için İstanbul'dan Ankara'ya bir yürüyüş düzenlediler. Özel yüksek okullar kapatılarak eylem başarıya ulaştı. Ancak 12 Mart askeri darbesinden sonra yeniden açıldı. Boykotu ve yürüyüşü organize edenler arasında Hasan Yalçın, Harun Karadeniz, Uluç Gürkan gibi gençlik önderleri de vardı.

Özel okulların yayıldığı bir dönemde “kamusal eğitim, özel okullara hayır” diyebiliyor muyuz?

 

.

                      Ankara’daki özel okulları protesto yürüyüşü

 

Atatürk ilkelerini savunmak: Deniz Gezmiş Cumhuriyetçilik, Devletçilik, Halkçılık, Devrimcilik, Laiklik, Milliyetçilik olarak ifade edilen 6 İlke’yi (Ok’u) tutarlılıkla savunuyordu. Örneğin “Tam Bağımsız Türkiye İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü” düzenledi.

                  Samsun’dan Ankara’ya “Tam Bağımsız Türkiye İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü” ve bayrağı taşıyan Deniz Gezmiş

            

           Hükümet, Atatürk gibi 2. Kurtuluş Savaşı verdiğini söylüyor ama bu savaş müfredattan Atatürk ilkelerini azaltarak, kimi ders kitaplarından da kaldırarak mı verilir?

            Örneğin hala Atatürkçülerimiz içinde Cumhuriyetçilik ilkesine aykırı şekilde tarikat ve cemaatleri “zenginlik” olarak gören var.

            Laiklik yerine “sekülerlik” diyerek devletin dinlere toplumun huzuru adına müdahale etmesine karşı çıkılmaktadır.  “Dinlere saygılı”, “inançlara saygılı”, “tarikatlara saygılı”, “özgürlükçü” gibi sıfatları laikliğin önüne getirenlerimiz var. Niye laikliğe laiklik diyemiyoruz?

            Niye laikliği Atatürk’ün tanımladığı gibi “din ve dünya işleri ayrılığı” diye tanımlamıyoruz da etiket getiriyoruz?

             Laikliği birleştirici bulmadığımızdan olabilir mi?

              Atatürk ilkelerini kabul edip de hala ben “ben Milliyetçi değilim” diyenlere de rastlıyoruz. Oysaki Atatürk ilkeleri arasında Milliyetçilik de var. Atatürk Türk milletini “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye Halkına Türk milleti denir” diye tanımlayarak bunun biyolojik değil siyasi bir tanım olduğunu söylemiştir. Dahası dünyanın diğer milletleriyle uyum ve barış içinde yaşamak olduğunu söyleyerek milliyetçiliğin saldırgan, işgalci olmadığını dile getirmiştir. Milliyetçiliğin en belirgin özelliği ise bağımsızlıktır, yani antiemperyalizm. Neden milliyetçiliği bağımsızlık olarak anlamıyoruz da ırkçılık olarak anlıyoruz? Emperyalizm ve emperyalizmden etkilenenler böyle öğrettiği için olabilir mi?

              4) Emperyalizmi baş düşman bellemek ve enternasyonalizm: Gezmişler vatansever olduğu gibi dünyanın geri kalanında emperyalizmin ezdiği, bölmeye çalıştığı ulusların da yanındaydı.  Filistin’in bağımsızlığı için savaştı. Bugünse Filistin Kürdistan’ı tanıma kararı alı diye “bu Araplara güvenilmez” diyenimiz var. Oysaki yanlış tutum başka emperyalizmin ezdiği Filistin’in desteklenmesi başka konular. Eleştireceğiz ve emperyalizme karşı onları yalnız bırakmayacağız.

              Bugün Suriye emperyalizme karşı vatanını savunurken doğru yanlış hala Esad’ın ne kadar katil biri olduğundan, görevi bırakması gerektiğinden bahseden çok Kemalist ve Sosyalist var. Esad’ın hataları var elbet ama emperyalizme mi yoksa emperyalizmin hedef aldığı ülkenin liderini baş mesele yapacağız?

             Esad’ın başarısı ülkemizin de güvenliğini sağlamıyor mu?

             Dahası Suriye’yi emperyalizme karşı savaşta daha iyi birleştiren birileri var mı? Görevi bırakınca emperyalizme karşı mücadelenin daha başarıyla mı yürüyecek?

             Batı, Suriye’de, Afganistan’da, Ortadoğu’da El Kaideleri, IŞİD, El Nusraları desteklediği ve aydınlanmaya, laikliğe karşı olanları desteklediği halde Batı değerlerinden kopamayız” diyen laiklerimiz var.

             Laik görünüme sahip diye emperyalizm işbirlikçisi PYD’yi savunanlar var. PYD, ABD’den binlerce tır silah almıyor mu! Hatta ABD’nin deyimiyle “kara gücü” değil mi?

           Oysa “laikliği savunuyoruz ama emperyalizme de karşıyız” dememiz gerekmez mi?

               Dememiz o ki Deniz Gezmiş’i sahiplenmek ümmetçiliği, bölücülüğü değil, siyasi, ekonomik, kültürel bağımsızlıkla, Atatürk ilkelerini, aydınlanmayı, ulus-devleti savunmakla olanaklıdır.

Tarihçi-yazar

Mustafa SOLAK

*Sitemizde yer alan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tekirdağ halkı cezalandırılıyor!
Tekirdağ halkı cezalandırılıyor!
Lüleburgaz’da AVM çılgınlığı!
Lüleburgaz’da AVM çılgınlığı!